Kerevizi kokusundan dolayı yiyemeyenlere, yer elması diye kereviz yedirebilir hatta ekişili tadıyla çok da sevdirebilirsiniz. Üstelik gazsız sancısız :)
Malzemeler:
2-3 adet kereviz
2 adet portakalın suyu
1 adet limonun suyu
1 adet soğan
1 tatlı kaşığı tuz
1 tatlı kaşığı şeker
1/2 çay bardağı su
1 çay bardağı sıvıyağ
Tarifi:
Kerevizleri patates gibi tencereye doğrayıp diğer malzemeleri de ekleyip karıştırın. Kısık ateşte kerevizler yumuşayana kadar pişirin.
4 Kasım 2008 Salı
Portakallı kereviz
Etiketler: Zeytinyağlılar
21 Ekim 2008 Salı
Bayramdan kalan...
- Eski Foça'da sahil boyunca yürümek...
- Deniz kenarında bir balıkçıda sardalya yemek, sonra bir kahvehanede oturup dibek kahvesi içmek...
- İzmir, Kemeraltı'da alışveriş yapmak, karadut suyu içmek...
- Çeşme Paşalimanı Koyu'nun berrak suyunda Ekim ayı ve 8 aylık hamileyim demeden denize girmek...
- Aile saadeti yaşamak...
18 Ekim 2008 Cumartesi
Elmalı havuçlu kek
Elmalı kekin havuçlusu, havuçlu kekin elmalısı :)
Bu tarif, kendisi de benim gibi kasım annesi olmayı bekleyen Juli'den.
Malzemeler:
3 yumurta
1 bardak şeker
2 bardak un
1 bardak sıvıyağ
1 bardak rende havuç
1 elma rendesi (suyuyla)
1 bardak çekilmiş ceviz
1 tatlı kaşığı tarçın
1'er paket kabartma tozu ve vanilya
Tarifi:
Önce şekerle yumurta, sonra tüm malzemeler eklenerek 4-5 dk çırpılır. Kek kalıbına dökülüp 50 dk 180 derecede pişirilir.
Güllaç
Türk mutfağının en hafif tatlılarından biri olan güllaç nedense hep ramazanda akıllara gelir... Pratikliği, hafifliği ve lezzetiyle her zaman en favori tatlım olan güllacın zamanı olmaz diyorum ve ramazandan sonra da canı çekenler için tarifini veriyorum:
Malzemeler:
7 güllaç yaprağı
1 lt süt
1 bardak şeker
Süslemek için; 1 su bardağı çekilmiş ceviz, nar
(Bence tarçın da çok yakışıyor)
Yapılışı:
Sütü kaynatıp şekerle tatlandırdıktan sonra ılıtın. Teşsiye güllaç yaprağını alıp üzerine 1-2 kepçe süt gezdirerek yumuşatın. Aynı işlemi tüm güllaç yaprakları bitinceye kadar yapın. Ceviz ve nar ile süsledikten sonra 1-2 saat buzdolabında bekletip servis yapın.
Not: Cevizi güllacın üzerine koyarsanız güllacınız kararmaz...
27 Eylül 2008 Cumartesi
Peynirli açma
İster kahvaltıda, ister çayın yanında, ister yemekle ekmek niyetine...
Malzemeler:
1 paket yaş maya
1 bardak ılık süt
1 bardak ılık su
1 bardak sıvıyağ
5 tepeleme su bardağı un
1 çay kaşığı tuz
5 çorba kaşığı şeker
1/2 çay kaşığı vanilya
İçi için:
1 su bardağı rendelenmiş peynir
Üzeri için:
1 tatlı kaşığı pekmez
1 yumurta sarısı
Haşhaş tohumu
Tarifi:
Mayayı ılık suda eritin. Tüm malzemeleri ekleyip yumuşak bir hamur yapın ve 1 saat dinlendirin. Kabaran hamurdan ceviz iriliğinde parçalar koparıp elinizle ortasını düzleştirip peynirden biraz koyun. Hamuru kapatıp elinizle ince bir rulo haline getirin ve burgu yapıp açma şekli verin. Yumurta ve pekmezi karıştırıp açmaların üzerine sürün. Haşhaş tohumuyla süsleyip yağlı kağıt serilmiş fırın tepsisinde 180 derecede 30 dk kadar pişirin.
Not: Tarif için teşekkürler Cilekk :)
18 Eylül 2008 Perşembe
Masumiyet Müzesi
Nobel ödüllü büyük yazarımız Orhan Pamuk'un üzerinde altı yıldır çalıştığı harikulade aşk romanı bu sözlerle başlıyor... Masumiyet Müzesi'ni okurken yalnız aşk hakkında değil, evlilik, arkadaşlık, cinsellik, tutku, aile ve mutluluk hakkındaki bütün düşüncelerinizin derinden etkilendiğini ve kitabın rengârenk dünyasından hiç ayrılmak istemediğinizi göreceksiniz. 1975'te bir bahar günü başlayıp günümüze kadar gelen İstanbullu zengin çocuğu Kemal ile uzak ve yoksul akrabası Füsun'un hikâyesi; hızı, hareketi, olaylarının ve kahramanlarının zenginliği, mizah duygusu ve insan ruhunun derinliklerindeki fırtınaları hissettirme gücüyle, elinizden bırakamayacağınız ve yeniden okuyacağınız kitaplardan biri olacak. Ülkemizde ve dünyada milyonlarca okurun sevgi ve hayranlığını kazanmış olan, kitapları elli sekiz dile çevrilen ve her yeni romanı büyük bir merakla bütün dünyada beklenen Pamuk, okurlarına unutulmaz rüyalar gibi, akıllardan hiç çıkmayacak sarsıcı bir hikâye anlatıyor.
Masumiyet Müzesi'ni öyle uzun zamandır merakla bekliyordum ki, hayatımda ilk defa bir kitabı piyasaya çıktığı ilk gün alıp bir solukta okudum...
İmkansız ve platonik aşkı uğruna hayatını mahveden ve sevgilisinden çaldığı toka, küpe gibi eşyalarla müze kurmaya karar veren bir adamın hikayesinin anlatıldığı, kırık bir aşk hikayesi olan Masumiyet Müzesi (uzuuun betimlemelerine rağmen) benim için okuması en kolay Orhan Pamuk romanı oldu. Ama tat bırakma konusunda diğerlerini yakalayamadı...
Bu arada Masumiyet Müzesi 2 seneye kadar gerçek oluyormuş. Roman kahramanlarının kitapta bahsi geçen eşyalarını gerçek hayatta bir müzede sergileyerek kurguyla gerçeklik arasında köprü kurma fikri bence gerçekten çok yaratıcı...
Daha fazla bilgi isteyenler için kitap arkası yazısı:
"Hayatımın en mutlu anıymış, bilmiyordum."
5 Eylül 2008 Cuma
Dondurasta: Dondurmalı Pasta
Dondurasta, tam da bu sıcaklara göre bir tatlı... Toplam 5-10 dakikada hazırlanabilen, hafif lezzetiyle tatlı tatlı serinleten. Yanında buzlu çayla süper giden...
Malzemeler:
1 su bardağı süt
2 paket krem şanti
1 paket piknik büskivi (irice ufalanmış)
1 su bardağı ceviz
1/2 çay bardağı pudra şekeri
Üzeri için
İnce dilimlenmiş 1 adet muz (ya da sevdiğiniz başka bir meyve)
1 adet meyveli jöle (muzlu/çilekli vb)
Tarifi:
Jöleyi tarifine göre hazırlayın ve silikon kek kalıbına ya da yağlı kağıt serdiğiniz borcama dökün. Meyvelerle süsledikten sonra donması için buzdolabında yarım saat dinlendirin. Bu arada sütle krem şantiyi hazırlayın. İçine pudra şekeri, ceviz ve ufaladığınız bisküvileri de ekleyerek karıştırın. Elde ettiğiniz karışımı dondurduğunuz jölenin üzerine yayın. Dondurucuda en az 1 gece bekletin. 10 dakika dinlendirin ve ters çevirip pastayı kalıptan çıkardıktan sonra servis yapın.