25 Aralık 2007 Salı

Prag

2006'nın son haftasında keşfettim Prag'ı. Üstelik, hiçbir plan program yapmadan, tamamen şans eseri... Öyle apar topar olmuştu ki her şey, ne hakkında araştırma yapabilmiştim ne de gezip görülecek yerler listesi. Kendimi Kafka'nın karanlık romanlarının gizemli atmosferine hazırlayarak çıktım yola. Aklımda Değişim'in gizemli atmosferi ve Nazım'ın Prag'la ilgili birkaç dizesi vardı sadece...
Prag'a vardığımda her şey beklediğim gibiydi: Puslu, karanlık, her köşesinde insanı farklı bir ruh hallerine sürükleyen rüya gibi bir şehir...

zanaatların en kanlısı şairlik
sırların sırrını öğrenmek için
yüreğini yiyeceksin, yedireceksin.
Prag şehri yaldızlı bir dumandır
Vıltava suyunun köpüklerine
martı kuşlarıyla gelir İstanbul...

Nazım HİKMET
"Slavya Kahvesinde Şair Dostum Tavfer’le Yarenlik" isimli şiirinden alıntıdır.



...
yağmurlar içindeydi Prag
bir gölün dibinde gümüş kakma bir sandıktı
kapağını açtım
içinde genç bir kadın uyuyor camdan kuşların arasında
saçları saman sarısı kirpikleri mavi
yıllardır böyle derin uykulara dalmışlığı yoktu
kapadım kapağı yükledim sandığı yük vagonuna
habersizce usulcacık çıktı gardan ekspres
yağmurlar içindeydi Prag
sen yoksun
uyuyorsun alacakaranlıkta alt ranzada
üst ranza bomboş
sen yoksun
yeryüzünün en güzel şehirlerinden biri boşaldı
içinden elini çektiğin bir eldiven gibi boşaldı
söndü artık seni görmeyen aynalar nasıl sönerse
yitirilmiş akşamlar gibi Vıltava suyu akıyor köprülerin altından
sokaklar bomboş bütün pencerelerde perdeler inik
tıramvaylar bomboş geçiyor biletçileri vatmanları bile yok
kahveler bomboş lokantalar barlar da öyle vitrinler bomboş...

Nazım HİKMET
"Sarı Saman" isimli şiirinden alıntıdır.

24 Aralık 2007 Pazartesi

Elmalı poğaça


En sevilen çay lezzetlerinden biri olan elmalı poğaça için hafif bir tarif...

Malzemeler:
Hamuru için
2 bardak un
150 gr margarin
4 çorba kaşığı yoğurt
4 çorba kaşığı pudra şekeri
1 paket kabartma tozu
Elmalı harç için
2 elma (kabuğu soyulmuş ve rendelenmiş)
2 çorba kaşığı toz şeker
1 çorba kaşığı tarçın
1/2 su bardağı iri kıyılmış ceviz
Üzeri için pudra şekeri

Tarifi:
Hamur malzemelerini bir kapta yaklaşık 10 dakika yoğurun, kulak memesi yumuşaklığını bulunca 15 dakika kadar dinlenmeye bırakın. Bu arada bir tavada elma, şeker ve tarçını 5 dakika ara sıra karıştırarak pişirin. Ocaktan alıp cevizi ilave edin ve tekrar karıştırın. Dinlendirdiğiniz hamuru 3 eşit parçaya ayırın. Temiz bir masanın üzerine biraz un serpin ve hamur parçasını oklavayla yarım santim kalınlığında açın. Pizza hamuru gibi açtığınız hamuru bıçakla 8 eşit üçgen parça olacak şekilde kesin. Elmalı harçtan üçgenlerin geniş kısmına 1'er tatlıı kaşığı koyun. Enlemesine rulo olucak şekilde sarın. Geri kalan diğer 2 hamur parçasına da aynı işlemleri tekrarlayın. Elmalı poğaçaları yağlı kağıt serdiğiniz fırın tepsisine dizin ve 180 dereceye ayarlı fırında 30-35 dakika pişirin. Kenarları çok kızarırsa 170 dereceye düşürün. Piştikten sonra ılıkken üzerine pudra şekeri serpin. Ilık ya da soğuk servis yapın.

12 Aralık 2007 Çarşamba

Balkabaklı kup

Balkabağını arabaya dönüştürecek bir perim yok belki ama ilham perim gerçekten çalışıyor. Nerden estiyse, kabak tatlısını kupta üzerinde krem şantiyle servis etme fikri geldi... Gerçekten güzel oldu... Üzerine antep fıstığı da çok yakıştı!

Malzemeler:
1 kilo balkabağı
1 su bardağı şeker
1 fincan su
1 paket krem şanti
1 su bardağı soğuk su
Üzeri için antep fıstığı

Tarifi:
Balkabağını yıkayıp dilimledikten sonra geniş bir tencereye dizin. 1 fincan su ekleyin ve kısık ateşte 1 çorba kaşığı su kalıncaya kadar ağzı kapalı olarak kabakları pişirin. Tencereyi ocaktan alın ve kabakların üzerine şeker serpiştirin. Tencerenin kapağını kapatarak şekerli kabakları 2 saat dinlendirin. Bu arada krem şantiyi tarifine göre hazırlayın ve onu da 1 saat buzdolabında bekletin. Kabakları çıkarma zamanı geldiğinde bir kaba alın ve çatalla püre haline getirin. Kabakları kuplara bölüştürün. Üzerlerine krem şanti ekleyip antep fıstığıyla süsleyin ve servis yapın.

11 Aralık 2007 Salı

Dietsever çorba



Havuç kabağı, kabak sarmısağı, sarmısak yoğurdu, bu çorba da diettekileri sever :) Ağzının tadını bilenler de bu çorbayı sever!

Malzemeler:
2 iri kabak
1 havuç
5 kaşık süzme yoğurt
4 diş sarmısak
5 bardak su
2 çorba kaşığı zeytinyağı
1 kaşık un
tuz, karabiber, kırmızı toz biber, nane

Tarifi:
Suyu kaynatın ve 1 bardağını ayırıp, kabak, havuç ve sarmısağı haşlayın. Tavada unla yağı kavurun, yoğurdu ve ayırdığınız 1 bardak suyu da ekleyerek karıştırmaya devam edin. Elde ettiğiniz pürüzsüz karışımı sebzelerin içineyavaş yavaş, karıştırarak ekleyin. 10 dakika kısık ateşte demlendirin. Tuz ve baharatları ekleyip blender'dan geçirin. Sıcak sıcak servis yapın.

10 Aralık 2007 Pazartesi

Minnoş poğaça



Bu poğaçaya minnoş dedim, çünkü bir lokmalık! Mayalı hamuruyla hafif ve lezzetli... Aç karna, tadına bakmaya kalkmayın, 10 değil 20 tane bile yedirir.

Malzemeler:
Hamuru için:
3 su bardağı un
1 su bardağı ılık su
Tepeleme 1 çorba kaşığı margarin
1/2 çorba kaşığı + 1 çay kaşığı kuru maya
1 çay kaşığı tuz
1 adet kesmeşeker
İçi için:
100 gr beyaz peynir (tulum peyniri de olur)
Yarım demet ince kıyılmış maydanoz
Bir kaç dal dereotu
Üzeri için:
1 yumurtanın sarısı
1 çorba kaşığı haşhaş tohumu / çörek otu / susam

Tarifi:
Hamur malzemelerini bir kaba alın ve pürüzsüz bir hamur elde edinceye kadar yoğurun. Elde ettiğiniz hamurun üzerini bir bezle örterek ılık bir ortamda 1 saat kadar dinlendirin. Kabaran hamuru unlanmış bir masaya alın ve oklavayla 1/2 cm kalınlığında açın. Açtığınız hamurdan su bardağı ağzıyla yuvarlak parçalar kesin. Hamurların içlerini peynirli harçla doldurun ve yarım ay şeklinde kapatın. Poğaçaları yağlı kağıt serdiğiniz tepsiye dizin ve üzerlerine fırça yardımıyla yumurta sarısı sürün. Son olarak haşhaş tohumuyla süsleyip 180 derecede ısıtılmış fırına verin. Üzerleri kızarıncaya kadar (yaklaşık 25 dk.) pişirin ve ılıkken servis yapın.

6 Aralık 2007 Perşembe

Erişteli yoğurt çorbası



Bugünlerde fena halde gribim... Boğazımdan sıvı gıdalar dışında pek bir şey geçmeyince, canım da bir şey yapıp yemek istemeyince, bir tek çorba kaldı geriye. Belki iyi gelir diye yoğurt çorbası yapmak isterken, evde pirinç kalmadığını fark edip de yerini erişteyle doldurunca, yeşil mercimek de çok yakışırdı diye düşününce işte böyle bir çorba çıktı ortaya... Bu aralar bunu çok yapıyorum: Eksik malzemeler eksik olsun! Yerine daha çok yakışan bir şey evde mutlaka bulunur. Gayet de güzel olur!

Malzemeler:
4 bardak su
Yarım bardak kesme erişte
Yarım çay bardağı yeşil mercimek
1 bardak yoğurt
1 yumurta
1 kaşık tepeleme un
4 diş ezilmiş sarmısak
1 çorba kaşığı sıvıyağ ya da tereyağı
tuz, nane, pul biber
Tarifi:
Erişte ve mercimeği suda haşlayın. Ayrı bir kapta yoğurt, yumurta ve unu çırpın. Erişteli ve mercimekli suya yumurtalı karışımı bir yandan karıştırarak yavaş yavaş ilave edin. Kaynayıncaya kadar çırpın ve kaynadıktan sonra 10 dakika kısık ateşte demlendirin. Bu arada küçük bir tavada sarımsakları yağda kavurun ve çorbaya ilave edin. Çorbaya tuzunu da ekledikten sonra iyice karıştırın ve tabaklara alın. Üzerini nane ve pul biberle süsleyip servis yapın.