26 Haziran 2008 Perşembe

Anne ben burdayım!


Zıp zıp zıplayan balığım, uçan kelebeğim :) İşte sonunda benim miniğim de kendini hissettirmeye, "anne ben burdayım!" demeye başladı! Sırf bununla da kalmadı, annesine hediyeler de getirdi: Koca bir göbek ve ilk 5 ayda toplam 6 kilo! Hızlı başladık umarım son 4 ayda yavaşlarız. Bu gidişle bu sayfalarda uzun süre light yemeklerden başka bir şey olmayacak gibi görünüyor... Tabi tatlı krizine girip de kendimi kaybetmezsem!

25 Haziran 2008 Çarşamba

Barbunya pilaki



Yazın en sevilen yemeklerinden barbunya pilaki için leziz bir tarif...

Malzemeler:

1 kg barbunya
1 fincan zeytinyağı
2 çorba kaşığı domates salçası
6 diş sarmısak
2 büyük soğan
2 patates
2 havuç
2 limonun suyu
2 çay kaşığı tuz
Üzeri için maydanoz veya dereotu

Tarifi:

Banbunyalar haşlanır, çıkan kara suyu dökülür. Başka bir tencerede zeytinyağı ısıtılır, salça, soğan, sarmısak ve havuçlar 2-3 dk. kavrulur. 1 su bardağı kaynarsu, limon suyu ve şeker patateslerle birlikte tencereye ilave edilir ve 10 dk daha pişirilir. Son olarak, 2 su bardağı kaynar su, barbunyalar ve tuz eklenir. Kısık ateşte suyunu çekip yağıyla kalana kadar pişirilir. Ağzı kapalı olarak 1 gece dinlendirilir. Maydanoz veya dereotu ile soğuk olarak servis yapılır.

22 Haziran 2008 Pazar

Soğuk Çorba



Sıcak yaz günleri için bir kase serinlik...

Malzemeler:
1 su bardağı buğday
500 gr yoğurt
2,5 su bardağı su
Yarım demet taze soğan
Yarım demet dereotu
2 çay kaşığı tuz
Nane, pul biber

Tarifi:
Buğdaylar haşlanır ve soğumaya bırakılır. Bir tencerede yoğurt ve su karıştırılır. Haşlanmış buğdaylar, dereotu, taze soğan ve tuz yoğurtlu karışıma eklenir. Nane ve pul biber serpiştirilip servis yapılır. Afiyet olsun...

16 Haziran 2008 Pazartesi

Pancake


Amerikan filmlerinde şöyle bir sahne vardır: En az 3 çocuklu bir aile... Anne sabah işe gider. İşsiz baba ise sabah mutfak masasında kahvaltı bekleyen çocuklarına pancake hazırlar.
Baba biraz becerikliyse, pan cake'ler ters düz edilirken havada dans eder...
Yok malesef beceriksizse, pancake'ler avizenin üstünden toplanır:)

Yıllardır kafamda bu tarz görüntülerden ibaret olan pancake, geçenlerde gittiğimiz bir brunch sayesinde kahvaltı sofralarımıza girdi. Türkçemize uzak olan bu lezzet aslında damak tatlarımıza çok da yakın. Özellikle krep sevenler için vazgeçilmez bir kahvaltı klasiği olacağına eminim.

Malzemeler:
2 yumurta
1 su bardağı un
1 su bardağı süt
1 fıske tuz
1 paket vanilya (ya da 1 çorba kaşığı şeker)
1 paket kabartma tozu

Tarifi:
Tüm malzemeler çırpılır. Yağlanmış ve ısıtılmış teflon tavaya 1 çorba kaşığı hamurdan koyulur. Üzeri göz göz olunca ters çevirip diğer tarafı pişirilir. Sıcak sıcak, sade olarak ya da üzerinde pudra şekeri ile servis edilir.

14 Haziran 2008 Cumartesi

Sarıgerme'deydik...


Bir hafta tatil artı bir hafta tatil rehavetinin ardından bloğu güncelleme zamanı geldi de geçti bile. Bu sene tatilimizi, eşim ve henüz doğmamış kızımızla birlikte Sarıgerme'de geçirdik. Sarıgerme herkes tarafından bilinmeyen, çok da bilinmemesi gereken; havası, denizi güzel olup da vıcık vıcık olmamış, tatil köyünde kalırken bile insana ıssız bir koyda denize giriyormuş izlenimi veren bakir bir yer. Hareketli bir tatilden çok kafa dinlemek için ideal. Biz kafamızı Magic Life'da dinledik, tavsiye ederim. Özellikle küçük çocuklu aileler için çok ideal bir yer. Mesela içinde bebek mama köşesi, çocuk parkı, hayvanat bahçesi bile var. (Bu arada artık bebek sahibi olacağımızdan her gittiğim yeri, buraya bebekle gelinir mi, sorun olur mu diye incelemeden yapamaz oldum).

Sarıgerme Akdeniz'de olmasına rağmen denizi Karadeniz gibi. Yaklaşık 2 metre boyundaki dalgalarla boğuşarak yüzmeye çalışmak ayrı bir eğlence.
Bu arada Sarıgerme'de neler yapılır, ne yenilir, ne içilir gibi bilgiler veremeyeceğim, çünkü yok. Eğer tatil köylerinden birinde kalırsanız, tek alternatif Sarıgerme Köyü'ne yürüyebilirsiniz. Ama bence yürüdüğünüze değmez. Bildiğiniz köy, hiçbir esprisi yok. Eğer arabayla giderseniz belki günübirlik Dalyan'a, Göceğe gidilebilir. Ya da çevre koylara düzenlenen tekne turuna çıkılabilir... Bence en iyisi hiçbir şey yapmadan denizin ve güneşin tadını çıkarmak... Sanırım yine tembelleştim :)