29 Ocak 2008 Salı

Izgara sebze salatası



Resimdeki dökme demir tava mutfağıma girdi gireli sağlıklı ve hafif lezzetler daha da bir lezzetli olmaya başladı. İster et, ister sebze hem inanılmaz hızlı pişiyor hem de kömür ateşinde pişmiş gibi lezzetli oluyor. Mesela ızgara sebze salata yapmayı bugüne kadar hangi yöntemle denediysem deneyeyim bir türlü istediğim gibi olmamıştı. (Bunların içinde kağıtta ve fırın poşetinde denemek de dahil.) O yüzden dökme demir tavayı edinir edinmez ilk işim ızgara sebze salatası yapmak oldu. Sonuç gerçekten nefis oldu. Hani fajitanın yanında gelen sebzeler gibi. Zaten fajita yapmanın püf noktası da bu dökme demir tavalardaymış. En yakın zamanda fajita yapmayı da deneyeceğim.
Bu arada dökme demir tava almayı düşünüyorsanız, mutlaka iyi fiyat araştırması yapın. Mesela her yerde 120 YTL'ye satılan bu tavayı ben indirimli bir mağazada 30 YTL'ye aldım.

Malzemeler:
2 adet patlıcan (Soyulmuş ve uzunlamasına şerit şerit dilimlenmiş)
2 adet kabak (Soyulmuş ve uzunlamasına şerit şerit dilimlenmiş)
1 adet havuç (Soyulmuş ve uzunlamasına şerit şerit dilimlenmiş)
1 adet kırmızı dolmalık biber (Halka halka dilimlenmiş)
100 gr mantar (ince ince dilimlenmiş)
1 adet soğan (Halka halka dilimlenmiş)
8 ince dilim hellim peyniri
7-8 yaprak marul
Sos için:
3 çorba kaşığı zeytinyağı
1 çay kaşığı kekik
1 tatlı kaşığı tuz
1/2 çay kaşığı pulbiber ve karabiber

Tarifi:
Sebzeleri belirtilen şekilde hazırlayın ve sosla iyice karıştırın. Tavaya 1 fincan su dökün ve buharlaşmaya başladığı sırada sebzeleri ekleyin. Arada sırada karıştırararak tüm sebzeler yumuşayıncaya kadar pişirin. Bu arada marulları yıkayın ve iri parçalar halinde kopararak servis tabaklarına koyun. Marulların üzerine pişen sebzeleri ve son olarak sebzelerle aynı şekilde ızgara yaptığınız hellim peynirlerini dizin. Dilerseniz salataya balsamik sirke gezdirin ve servis yapın. Dilerseniz bu karışımı sandviç olarak da hazırlayabilirsiniz.

26 Ocak 2008 Cumartesi

Kabak çorbası



Dolapta 5 kabak varsa en iyi kabak dolması olur. 4 kabak varsa belki kıymalı kabak yemeği olur. 3 kabak varsa börek, bilemedin mücver olur. 2 kabak kaldıysa problem olur, olsa olsa çorba olur! Hem de en az 4 kişiyi doyuran, leziz mi leziz bir çorba olur. İşte tarifi:

Malzemeler:

2 büyük kabak (rendelenmiş)
4 diş ezilmiş sarmısak
2 çorba kaşığı sıvı yağ
1 su bardağı yoğurt
1 yumurta
1 çorba kaşığı un
3-4 bardak sıcak su
tuz, karabiber

Tarifi:
Rendelenmiş kabakları 5 dk. yağda soteleyin ve sıcak suyu da ekleyerek haşlayın. Bu arada terbiyesi için ayrı bir kapta yoğurt, yumurta, sarmısak, un, tuz ve karabiberi çırpın. Hazırladığınız terbiyeyi azar azar, karıştırarak kabakların içine boşaltın. Bir taşım kaynattıktan sonra kısık ateşte 10 dakika demlendirin. Pürüzsüz bir çorba istiyorsanız blender'dan geçirin. Sıcak sıcak servis yapın.

22 Ocak 2008 Salı

Barselona

Bir şehir düşünün; her zaman masmavi bir gökyüzüne sahip olsun... Şehrin en merkezi, en hareketli caddesi dünyalar güzeli bir plaja açılsın... Sahilinde dünyanın en büyük akvaryumları, sinema salonları, alışveriş merkezleri olsun... Başınızı her çevirişinizde şehrin içine serpiştirilmiş şaheserleriyle Gaudi göz kırpsın... Göletlerinde sandal sefası yapabileceğiniz parkları, tropikal bitki ve hayvanat bahçeleri olsun... Metro ile şehrin her yerine kolayca gidilebilsin... Şehir merkezinden havaalanına arabayla gitmek sadece 15 dakika olsun... İçinde flamenko olsun, tarih olsun, pırıl pırıl deniz ve güneş olsun... İşte böyle bir şehir, Barselona.


Modernizmin çıkış noktası Barselona'ya gidince görülmesi gereken ilk şey, hemen hepsi şehir merkezinde ve birbirine yürüme mesafesinde olan Gaudi'nin eserleri. 1900'lü yılların başlarında yaşayan ve eserlerini renkli ve parlak taşlardan yaptığı mozaiklerle süsleyen Gaudi'nin dehasına yetişmek bugün bile imkansız.

Barselona'nın bir diğer olmazsa olmazı, şehrin en merkezi caddesi olan La Rambla'da yer alan ve Avrupa'nın en büyük sabit pazarlarından biri olan Boqueria. Gerçekten yok yok.

Ve diğer olmazsa olmazlar:
Marina'daki Akvaryum ve imax sinema salonu, Avrupa'nın en büyüklerinden. Hazır marinaya gelmişken balık kokularını takip ederek balıkçı restoranlarını bulabilirsiniz. Buraya gelip de deniz mahsullü paella yemeden olmaz. Gece eğlencesi için flamenko mekanları en doğru adres. Ayrıca Barselona'ya gelmişken üç çılgın isim Dali, Miro ve Picasso'nun eserlerini de görmeden olmaz...

16 Ocak 2008 Çarşamba

İspanyol pilavı: Paella


2008'i karşılamak üzere gittiğimiz Barselona'da keşfettiğim en güzel tat, bir çeşit safranlı pilav olan Paella idi. Aslında paella her ne kadar pirinçle yapıldığı için pilav olarak tanımlansa da ne görünüşüyle, ne sunumuyla ne de tadıyla bildiğimiz hiçbir pilava benzemiyor. Bir kere bir pilav için fazla sulu. Kendine has dökme çelik bir tavada pişiriliyor ve piştiği tavanın içinde servis ediliyor. Porsiyonları inanılmaz büyük, bir tabak paella ile en az 2-3 kişi doyar. Olmazsa olmaz malzemesi safran. Ayrıca pilavın paella olabilmesi için içinde en az 8-10 çeşit malzeme olması gerekiyor. Resimden de anlaşılacağı gibi ben İspanya'da en çok deniz mahsullü paellayı tercih ettim. Ama isteyen için av etli (tavşan, bıldırcın vb etli) tavuklu, sebzeli ya da karışık tavuk ve balık etli paellalar da yok değil. Ama insan deniz kenarında olunca deniz mahsulleri yemeye daha yatkın oluyor sanırım... Bu arada eğer ki paella yapmayı deneyecek olursanız sakın bizdeki pilav anlayışı gibi yan yemek olarak yapmaya kalkmayın. Siz paellayı pizza gibi düşünün...

Malzemeler:
1/4 bardak zeytinyağı,
2 soğan (ince kıyılmış)
5 diş sarımsak (dövülmüş)
1 adet kırmızı dolmalık biber (ince dilimlenmiş)
2 bardak kısa taneli beyaz pirinç
100 gr haşlanmış bezelye
1/2 tatlı kaşığı safran (sıcak suda hafifçe ezilmiş)
4 bardak sıcak tavuk suyu
16 çiğ karides (kabukları çıkarılmamış)
4 kalamar (1 cm kalınlığında dilimlenmiş)
12 siyah midye
limon dilimleri
tuz, karabiber

Hazırlanışı:
Fırını 220C'de ısıtın. Orta hararetli ateşteki geniş bir tencerenin içinde zeytinyağını ısıtın, soğan, biber ve sarımsakları tencereye atın. Esmerleşmeye başlayana kadar karıştırarak, 10 dakika pişirin. Pirinç ve safranı ekleyin, karıştırarak pirinçler saydamlaşana kadar pişirin. Bezelyeyi, tavuk suyunu ve tuz ilave edin, kısık ateşte tencerenin kapağını kapatarak pirinçler tavuk suyunun bir kısmını çekinceye kadar (pirinç hafif sulu kalmalı) demlendirin. Tencereyi ateşten alın. Geniş, sığ bir fırın kabına pirinci boşaltın. Üzerine karides, kalamar ve midyeyi yerleştirin. Alüminyum folyoyla fırın kabının üzerini kapatın. Paella'yı midyeler açılıncaya kadar, yaklaşık 45 dakika, pişirin. Folyoyu üzerinden alıp 10 dakika daha fırınlayın. Limon dilimleriyle servis edin.

Not: Paella pilavını yukarıdaki gibi pişirdikten sonra dilediğiniz farklı malzemelerle de fırına verebilirsiniz.

15 Ocak 2008 Salı

Kuru börülce salatası



Bana göre bakliyatların en kendine hası, tadıyla, şekliyle, kara kara noktalarıyla kuru börülce... İngilizce'deki ismiyle "black eyed pea", yani kara gözlü bezelye :) isterseniz salata olarak başlı başına bir öğün, isterseniz değişik bir çay saati alternafi, isterseniz de güzel bir yan yemek olabilir. Üstelik börülceyle beraber alacağanız yüksek miktarda protein, fosfor, potasyum ve B vitamini çeşitleri de ekstra bonus :)

Not: Börülceyi marketlerde bulabilmek gerçekten zor... Geçenlerde Carrefour'un bakliyat reyonunda rasladığımda altın bulmuş gibi sevindim.

Malzemeler:
2 su bardağı kuru börülce
5-6 sap taze soğan
Yarım demet maydanoz
Üzerini süslemek için 8-10 adet kiraz domates (ben sarı domates kullandım)
Sos için:
1 limonun suyu (çok ekşi sevenler yarım limon suyu daha ekleyebilir)
4 çorba kaşığı balzamik sirke
2 çorba kaşığı zeytinyağı
tuz

Tarifi:
Börülceleri haşlayın. Akşamdan ıslatmadıysanız, düdüklü tencerede 20 dakika (pimi attıktan sonra) pişirin. Börülceleri, haşlandıktan sonra soğuk sudan geçirin ve bir kenarda soğumaya bırakın. Bu arada diğer malzemeleri ve sosu hazırlayın. Tüm malzemeleri börülcelerle iyice karıştırın ve servis yapın.